26 Temmuz 2010 Pazartesi

Berat Kandili, kandiliniz mübarek olsun, 26 Temmuz 2010



Cenab-ı Hak buyuruyor:

'Apaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur'an-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir...'(Duhan, 44/1-4)

Ayette geçen, 'mübarek gece'den maksat; Berat gecesidir. Kur'ânın bu gecede, Yedinci semadan dünya semasına indirildi. Kadir gecesinde ise ilk kez Peygamber Efendimize indirilmeye başlandı.

Bu gecenin, dört adı vardır. "Mübarek gece", "Berae gecesi" "Sakk gecesi", "Rahmet gecesi". Ve denildi ki bununla Kadir Gecesi arasında kırk gün vardır. Berae ve Sakk gecesi denilmesi hakkında da denilmiştir ki, haraç tamamen alındığı zaman beraetlerini (temize çıkmalarını) dile getiren bir sened yazıldığı gibi, Allah Teâlâ da bu gece mümin kullarına beraet yazar. Ve denilmiştir ki bu gecede beş özellik vardır:

Bu gecenin beş özelliği vardır:


1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır.


2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir.


3) Bu gece bağışlanma ve af gecesidir.


4) Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür.


5) Bu gecede Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban'ın onüçüncü günü, üçte biri Şaban'ın ondördüncü günü, geri kalan üçte biri de Şaban'ın onbeşinci günü verilmiştir.


Hazreti Âişe (ranha) bu gecenin fazileti hakkında şunları anlatıyor:


Günün birinde Hazreti Peygamber yanıma girdi. Elbisesini çıkardı. Aradan zaman geçmeden tekrar giyindi. Bunun üzerine beni şüphe, kıskançlık sardı. Ortaklarımdan birinin yanına gidecek sandım ve peşini takip ettim. Medine’nin kabristanı olan Bakîu’l-Garkad’da kendisine eriştim. Mü’minlere ve şehidlere istiğfar ve dua ediyordu. Kendi kendime: ‘Anam babam sana feda olsun! Sen Rabb’ının rızası uğrunda, ben ise dünya peşindeyim!’ diyerek döndüm. Soluk soluğa eve girdim. Arkamdan da Resülüllah (sav) girdi.

-Neden böyle hızlı nefes alıyorsun?’ dedi.

Ben,

-Anam babam uğruna feda olsun. Yanıma gelip elbisenizi çıkardıktan sonra tekrar giyindiniz, beni kıskançlık tuttu. Ortaklarımdan birinin yanına gideceğinizi zannettim. Nihayet sizi kabristana giderken gördüm,dedim.

Resul–ü Ekrem,

-Resülüllah sana haksızlık edecek diye mi korkuyorsun?’ dedi.

Ardından Cibril geldi ve şöyle dedi:

-Bu gece Şa’bân’ın on beşinci gecesidir. Cenabı Hak bu gecede Benî Kelb kabilesi koyunlarının sayısı kadar kimseyi cehennemden âzâd eder. Fakat bu gece Allah; müşriklerin, kincilerin, akrabalarıyla münasebeti kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların, ana ve babalarına isyan edenlerin, içki düşkünlerinin yüzlerine bakmaz.


Resul–ü Ekrem, elbisesini çıkardı.

-Bu gece ibadet etmeme müsaade eder misiniz? buyurdu.

-Evet, sana anam babam feda olsun, dedim.

Peygamber namaza kalktı. Secdeye kapanıp uzun müddet kaldı. Endişelendim, elimle yokladım. Elim, ayağının altına dokununca kımıldadı. Ben de sevindim. Secdede şöyle niyaz ettiğini işittim:

‘Allah’ım! azabından afvına, gazabından rızana sığınıyorum. Sen’den yine Sana iltica ediyorum. Şânın yücedir. Sana yaptığım senayı Senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana lâyık bir surette hamd etmekten âcizim.’
Sabah olunca bunları Resul–ü Ekrem’e söyledim. O da,


- Yâ Âişe, bunları öğrendin mi? dedi.


-Evet yâ Resülüllah, dedim.


Resuli Ekrem;


-Bunları hem öğren hem de başkalarına öğret. Zira bunları bana Cibril öğretti ve secdede bunları okumamı ta’lîm buyurdu.’ dedi.”





Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor:


"Her kim bu gece yüz rekat namaz kılarsa yüce Allah ona yüz melek gönderir. Otuzu ona cenneti müjdeler, otuzu ona cehennem azabından teminat verir. Otuzu da ondan dünya afetlerini savarlar, On'u da ondan şeytanın tuzaklarını hilelerini savarlar."

"Yüce Allah bu gece ümmetine öyle rahmet eder ki Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca."

"Yüce Allah bu gece bütün müslümanlara mağfiret buyurur ancak kâhin, sihirbaz, yahut çok kin güden veya içkiye düşkün olan, yahut ana-babasını inciten, veya zinaya ısrarla devam eden müstesna."

'Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve; 'tevbe eden yok mu! Onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu, ona rızık vereyim, hastalığından şifa isteyen yok mu ona şifa vereyim. Yok mu şunu isteyen yok mu bunu isteyen' der. Bu durum, sabaha kadar devam eder'

'Ameller, bu ayda âlemlerin Rabb'ı yüce Allah'a arz edilir. Ben de amellerimin oruçlu iken Allah'a arzedilmesini isterim'


Berat Kandili olan bu mübarek geceyi nasıl ihya edeceğiz?
1-Yatsı ve Sabah namazlarını mutlak surette cemaatle kılmalıyız ki, geceyi sabaha kadar ibadet etmiş olalım.

2- Geceyi oruçlu olarak karşılayalım ve ertesi günü de oruç tutalım.

3- Bir günlük kaza namazı kılalım

4- Berâat gecesinde 100 rek'atlı Hayır Namazı vardır ki, kılan kimse o sene ölürse, şehitlik mertebesine nâil olur.

Hayır Namazı

Niyet

"Yâ Rabbî, niyet ettim senin rızâ-i şerîfin için namaza. Beni afv-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne mazhar eyle. Kasvet-i kalbden, dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyleyip süedâ defterine kaydeyle, Allâhü Ekber'

Kılınışı

Her rek'atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 10 İhlâs-ı şerîf okunur

İki rek'atte bir selâm verilerek 100 rek'atte tamamlanır

Her rek'atte 100 İhlâs-ı şerîf okumak sûretiyle 10 rek'at olarak da kılınabilir.

(Hz. Allâh'ın HÛ ism-i şerîfinin ebced hesâbına göre adedi olan) 11 şey, (TÂHÂ'nın ebced hesâbıyla adedi olan) 14 kere okunur. (TÂHÂ Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz'in ismidir.

İstiğfâr-ı şerîf: 14 kere
Salevât-ı şerîfe: 14 kere
Fâtiha-i şerîfe (besmeleyle): 14 kere
Âyetü'l-Kürsî (besmeleyle): 14 kere
Lekad câeküm...' (besmeleyle): 14 kere


14 kere 'Yâsîn' dedikten sonra 1 Yâsîn-i şerîf
İhlâs-ı şerîf (besmeleyle): 14 kere
Kul eûzu birabbil-felak...' (besmeleyle): 14 kere
Kul eûzu birabbin-nâs...' (besmeleyle): 14 kere
"Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym."

14 kere


Salevât-ı şerîfe (Salât-ı Münciye okumak efdaldir): 14 kere
.
"Allâahümme salli alâa seyyidinâa Muhammedin ve alâa âali seyyidinâa Muhammedin salâaten tünciinâa bihâa min cemî'ıl-ehvâali ve'l âafâat. Ve takdıy lenâa bihâa cemî'alhaacâat ve tütahhirunâa bihâa min cemî'ıs-seyyi'âat ve terfeunâa bihâa ındeke a'led-derecâat ve tübelliğunâa bihâa aksa'l gaayâat. Min cemî'ıl-hayrâti fi'l-hayâati ve ba'del-memâat. İnneke alâa külli şey'in kadiyr."

Mânâsı:
Allâh'ım, Efendimiz Muhammed'e ve ehl-i beytine bizi bütün korku ve âfetlerden kurtaracağın, bütün ihtiyaçlarımızı göndereceğin, bütün günahlarımızdan temizleyeceğin, nezdindeki derecelerin en yücesine yükselteceğin, hayatta ve ölümden sonra bütün hayırların nihâyetine ulaştıracağın şekilde râhmet eyle. Muhakkak sen her şeye kaadirsin.“


Bunlardan sonra duâ yapılır.

5- Berâat Gecesi, bu gecede hiç olmazsa bir Tesbih Namazı kılınır.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

SALIHA BIR Eş ve SALIHA HANIMIN FAZILETLERI




(Selam hakka tabii olanlara.!) Selam aleykum wa Rahmatullahi wa Barakatuh
Saliha Bir Eş

Allah’ın kuluna verdiği iman nimeti gibi bir nimet yoktur. Bu aynı zamanda Allah’ın kulları üzerine bir hakkıdır. Allah’ın kullarına verdiği bir çok nimet içinde dünyanın en hayırlı nimeti de saliha bir eştir. Çünkü Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Dünya bir faydalanmadan ibarettir. Bunun en hayırlısı da, saliha bir eştir" buyurmuştur.(Tirmizî, Radâ’, 11; ibn Mâce, Nikâh, 50.)

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi Vesellem, vedâ hutbesinde kadınların, Allah’ın emaneti oldukların belirtmiş, “Sizin en hayırlınız hanımlarına karşı en iyi davrananızdır” buyurarak, bu nezih insanın korunmasını öğüt etmiştir.

O halde, bu ikrama yakışan bir ahlak içinde bulunmalıdır:

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi Vesellem, şöyle buyurmuştur:

“Bir kadın namazlarını kılar, ırzını korur ve kocasına itâat ederse; cennet kapılarının dilediğinden girer”

Ümmü Seleme’den, Rasûlullah’ın, “Kocası kendisinden razı olarak ölen kadın cennete girer” dediği rivâyet edilmiştir.

Kadını cehenneme sokan sebeplerin başında eşine karşı gelmesi ve üzerine olan iyiliklerini inkar etmesidir. İbn Abbas Radıyallahu anhümâ’dan, Buhari’nin rivâyetinde Rasûlullah şöyle buyurmuştur:

“Cehennem bana gösterildi. Oradakilerin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm. Kocalarına nankörlük ederler. Şayet kadınlardan birisine uzun zaman iyilik etsen, sonra senden bir kötülük görse ‘senden hiçbir zaman iyilik görmedim’ der.”


Ebu Derdâ Radıyallahu anh, ise hanımına şöyle derdi: “Kızdığımı gördüğünde beni öylece kabul et. Ben de seni kızgın gördüğümde ses çıkarmam”


Evlilik, hayatı müşterek paylaşmaktır. Kadın ve erkek birlik olup Allah’ın, edâ etmekle bizleri sorumlu kıldığı “ilâyı kelimetullah” görevini üstlenmektir. Bu müşterek hayat, müslümana Rabbine karşı görevlerini yerine getirmede ayrı bir dinamiklik sağlar. Bu açıdan bakıldığında evlilik, birbirlerine örtü olan iki insanın; yine birbirlerinin zayıflıklarını gidererek daha güçlü bir yapı meydana getirmeleri şeklinde tanımlanabilir.

Öyleyse toplumda bir takım kalıplarla yozlaştırılan aile müessesesi, İslâmın tanımladığı ölçülerle yeniden yapılandırılmalıdır. Kadın, bilinçli olmak; dinini yaşamak ve çevresine bu konuda örnek olmak için gayretli olmalı, yine bu şûurda çocuklarını yetiştirmelidir. Eşi de ona yardımcı olmalı ve Rasûlullah’ı kendisine rehber edinmelidir. Yuva Kur’an ve sahih sünnet nûruyla bir mektebi andırmalıdır. Umulur ki, Allah bizleri rahmetiyle bağışlar ve bizleri salihler zümresine ilhâk eder...

SALIHA HANIMIN FAZILETLERI

Peygamberimiz ( sav ) buyuruyor:

'' Muslumânin kendisinden faydalanacagi en hayirli sey sâlih bir kardesten sonra
sâliha bir hanimdir ki ona baksa kalbi ferahlanir; ondan bir sey istese itâat eder, (kocasinin) yoklugunda da irzini ve mâlini korur.

Uc (3) fazilet, Muslumanin dunyâ saâdetin'e sebep olan seylerdendir '' : Sâliha bir hanim, genis ev ve (menziline cabuk ulastiran) emniyetli binek.

Sâliha bir hanimin guzelligi ALLAH ' tan korkmasi, zenginligi kanaat sahibi olmasi, sûsû itfetidir. Farzlardan sonraki ibadeti kocasina hizmetidir.
Onun gayreti ve gâyesi olume hazirlanmaktir.''

'' Kadin, 5 vakit namazini kilar, Ramazan orucunu tutar, namusunu korur ve kocasina itâat ederse cennete girer. ( Hadis-i Serif, Buhari, Muslim, Feyzu'l-Kadir)


ALLAH (c.c) nin nur cemalini gormek ve cennete girmek isteyen;sâliha, cesur bir hanim olmalidir Insallah.
Munin bacilar! okumakla kalmayalim; bu hadis i-serif(leri) yapip yerine getirelim; cennete giden mis kokulu (hidayet) yolda yuruyelim.Bu dunyada ve ahiret'de huzura ve mutluluga kavusalim,in§aAllah