20 Aralık 2009 Pazar

Bakışınla sar beni,el üstünde tut,bırakma ellerimi…Bırakma...!!

Ben kalbimi dünyanın dert duvarları arasında ezdirdim
Çok özledim sonsuz genişliğini secdelerin
Ben ruhumu zehir parmaklıklar ardında tutuklu bıraktım
Öyle çok susadım ki ilk tekbirin;dudağımdan içtiğim serinliğe
Ben bencilliğin dehlizlerinde ümitsizce dolandım…dolandım…dolandım…
Öyle çok hasretim ki bir rukün kavsindeBelimi kıran ayrılıkları göğe savurmaya

Ben ellerine cilveli kelepçeleri vurulmuş bir zavallıyım
Çok isterdim bir kıyamın kıyametinde

İçimdeki bütün kuşları dağlara uçurmayı

Ayaklarımı dar zamanların prangalarına kaptırdım ben
Öyle hasretim ki yalnız ve yalnız sana kul olmayı
Cümle dilenciliklerden kurtulmayı
Öyle hasretim ki göğsümde sakladığım kanadı kırık serçeleri

Rahmetinin yuvasına uçurmaya
Öyle çok hasretim ki yalnız ve yalnız sana muhtaç olmaya
İçimde saklı sancılı incileri rahmetinin kıyılarına savurmaya ahdettim
Mülteci ellerimin ayazında ölmüş kelebekleri
Kudsi levhanın dokunuşuna emanet etmeye geldim

Ben gururun mahkumuyum…
Ben gerçeğin kaçkınıyım…
Ben günahın tutsağıyım…

Ben isyan çöllerinin çorağına sürgün bir yetimim
Sevindir beni,sevdir,sevindir,sev,sevdiğini bildir…
Hüzünlerimi bir secdenin billur sularında erit ne olur
Ne olur korkularımı rahmetinin kucağında teskin eyle Sen
Ben sahte uzaklıkların sürgünüyüm…
Ben içine kalbimi sığdıramadığım dar vakitlerin küskünüyüm…
Öyle özledim ki seccademin alnımdan öpüşlerini…öyle özledim…
İşte huzuruna geldim …
Şöyle başımı sokacak bir umudum olsun istedim
İstedim ki yüzünden menekşeler toplayacağım sonsuz ovalarım olsun
İstedim ki koşup koşabildiğim kadar
İçimde sakladığım bütün uçurtmaları rüzgarlara verebileyim
Ben sonsuz derinlikte uykuların yitiğiyim
Ben unutuş uçurumların dibinde unutulmuş bir cesedim
Ben benlik ve bencillik yabancılıklarında

Evine yol bulamayan bir yitirmişim
Çok özledim En Sevgilinin en çok sevdiği yerde durmayı
Öyle hasretim ki öyle muhtaçım ki
En Sevgilinin en çok sevildiği halde olmaya
Geldim…Huzuruna vardım…Geçtim kendimden…Kendime geçtim
Deldim benlik dağını Yolda kaldı ferhat Şirinin ben oldum
Yandı her yanım…İbrahimin oldum…Gül oldum…
Çöle verdim leylayı;aklı mecnuna sattım

Mecnun oldum yakınlığına geldim
Tüm uzaklıkları uzaklara savurdum keremini gördüm
Vazgeçtim aslıdan,gölgeden çıktım,aslına geldim…vaslına geldim…
Yandım KUL oldum…Yandım KÜL oldum…Yandım GÜL oldum…
Durdum namaza;Miracına geldim,niyazına durdum
Nazla beni ne olur…
En Sevgilinin durduğu eşikte durdum
Miracına geldim…Miracına geldim
Nazarında tut ne olur
Bakışınla sar beni,el üstünde tut,bırakma ellerimi…Bırakma...!!

19 Aralık 2009 Cumartesi

Gül bitirmek icin Toprak olmali.



Insan yeti$tirmek icin yine Toprak olmali; Cennete ehil olmak icin yine Toprak olmali.
Toprak olmak istiyorum Allah'im.
Insanlar beni gördükleri zaman Topraktan gelip yine Topraga gideceklerini hatirlasinlar... Her gidi$in sana oldugunu bilsinler...

Güller bitsin üzerimde ve yükselsinler Göge dogru...
Bülbüller $ükrederek $akisinlar Seher Vakitleri, Güllerin Koynundan Güne Merhaba derken... Sevgi icin...

Toprak olmak istiyorum Allah'im.
Bir Agac kollarini sana dogru acsin benden, Dua ederken Kollarim olsun... Sonba****a sari Yapraklari süzülerek dü$sün üzerime, benimle Toprak olmak icin, "ben" olmak icin...

Toprak olmak istiyorum Allah'im.
Ki$in Kar örtsün üzerimi, yalniz kalayim kendimle... Sonra icime ilham ettigin Kardelenlerle sana dogru yöneleyim. (ki duru$um da sana dogrudur)... Kardelenlerim Bahari müjdelesin Insanlara... Umut icin...

Toprak olmak istiyorum Allah'im.
Bahar'da... Yeni Güller icin, Gül olur mu hic Bülbülsüz; Bülbül icin Bahar gelir mi Yagmursuz; "Yagmur" icin, Yagmur yagar mi Duasiz; Dua icin ve hicbir $ey olmaz Rizansiz; Rizan icin...

Toprak olmak istiyorum Allah'im.
Bir sögüt Fidani dursun ilkin üzerimde... Sonra sögüt Fidaninin Duasi bir kücük Agaccik...Ve bir gün sögüdümün Gölgesinde dinlensin Dünya... Ve bir Millet uyansin; utangac, ba$i yerde, Gönlü fezanin derinliklerinde ve sögüdümün Gölgesinde senin Davan icin... Davan ki Davamdir...

Toprak olmak istiyorum Allah'im.
Yaninda Kevser Pinarlari aksin $iril $iril, ben de Kevser Selinde co$mu$ ve sana dogru yönelmi$ bir Avuc Toprak... Cennetinde...

Adn ve Firdevs cennetlerine kavuşmak istersen gel de en mükemmel dersi oku!

Adn ve Firdevs cennetlerine kavuşmak istersen gel de en mükemmel dersi oku! Âyete’l-Kürsî’nin, içerisine nice manalar aldığını dinle (Bakara:255)
O; ayetlerin efendisidir, o, sancakların en şereflisidir Çünkü gayelerin gayesi Cenab-ı Hak’tır O’nun sıfatını öğrenmek için şu açık sözleri dinle:
Allah Teâla bu âyette zâtının bir olduğunu haber verdi; kemâlâtını (mükemmelliklerini) bildirdi; sen de bunu iyice düşün
Özellikle ayetin sonu Allah’ın şanını anlatır ki, zâtı yücedir (el-Aliyy), bütün ululuklar O’nundur (el-Azim)
Bu ayette üç kemal mertebesini eksiksiz olarak belirtti: Biri Hû (O) dur ki böylece hüviyetini gizledi (açık söylemedi, Hû (O) diyerek zamir kullandı
İkincisi de budur ki, O’nun zâtı yücedir; bu sıfatında da celâle işâret etti (el- Aliyy)
Üçüncüsünde de zâtının azîm olduğunu bildirdi Bu sıfatında da parlak cemâline işâret etti (el-Azîm)
Şimdi de O’nun celâlinden ve cemâlinden haber vereyim; aslına bakılırsa O’nun kemâlinden kimse bir şey anlatamadıysa da ben yine de celâl ve cemâlinden bahs edeyim
Ey dost, O’nun celâli, onu kendisinden başkası bilemez, demektir Cemâli de Gaffâr olan Allah’ın pek açık tecelli etmesidir
O’nun döner dolaşır bizzat zâtı zâtına zahir olur Bu tevhidten zevk alan ve bunda sır bulan hakikatın ta kendisidir
Kim O’nun zâtını isterse varlığı tamamen yok olur Kim de o’nun sıfatlarını talep ederse, sonunda elde ettiği şeyin azlığından utanır, kalır (yani zâtı hiç anlaşılmaz, sıfatı da çok az anlaşılır)
Fakat ma’rifet o’nun saf aşkından lezzet alır Onun için ne kadar araştırsa bundan bir türlü usanmaz (yani ma’rifetle insan Allah’ını az da olsa tanır ve bu aşktan zevk alır)

www.mumsema.com.

18 Aralık 2009 Cuma

Allahım,Kulun,Habibin nurlarının deryası

Allah'ım!
Kulun, habibin, nurlarının deryası, sırlarının naşiri, saltanatının dellalı olan Muhammed 'e salat ve selam eyle!
Allah'ım!
Hastalığı artan, şifası güçleşen, çaresiz kalan ve Senden başka sığınak ve ümidi olmayan kullarına merhamet et!
Allah'tan başka ilah yoktur, ancak Ona ibadet ederiz. Kafirler hoşlanmasalar da O'ndan başkasına ibadet etmeyiz.
Allah'ım!
Helalinle bizi haramdan sakındır, taatinle masiyetinden uzaklaştır, falz u kereminde Senden gayrısını bize unuttur!
Allah'ım!
Kalbimize ümidini (goinger) yerleştir, Senden başkasına umut bağlatma, Senden gayrısından birşey istetme!
Allah'ım!
Gökten inen, göğe çıkan, yerde dolaşan ve yerden çıkan bütün mahlukatın şerrinden Sana sığınırız!
Ey Rabbim!
Anne ve Babamız bizi çocukken nasıl terbiye ettilerse Sen de onlara öyle merhamet et!
Ey Rabbim!
Varlığını hissettir bize ve lütfunun ışığıyla hoşnutluğunun yolunu göster!
Allah'ım!
Cehennem ateşinin fitnesinden ve onun azasından sadece Sana sığınırız!
Rabbim bize, yeryüzüne sevgiyi, barışı, huzuru ve neşeyi yaymak nasip eyle!...
Öyle yanalım ki.. Ya İlahi..
Sevdan geceleri uykumuzu bölsün, günün aydınlığında gafleti silsin..
Her hâl'de Seni arayalım, her hâl'imizle Seni bulalım..
Her kapının anahtarı Sende Ya İlahi..
Sana gelen tüm kapıları arala, sessizce süzülüp gelelim yanına..
Sana gelen yollarda bizi nefs eline bırakma, Dostlarını yoldaş eyle yolculuğumuzda!
Sen tut ki.. yüreğimizin elinden, ayağımıza çakıl ve taş deydiğinde, düşmeyelim sendelemeyelim..
Sana çıkacak yollarda, Sen tut yüreğimizin ellerinden!
Emanetini sağlam ulaştırmayı nasip eyle..
Doğduğumuz gün verdiğin o tertemiz kalbi, aynı temizlikte emanet etmeyi nasip eyle..
Kirlerden pak eyle bu kalbimizi, parçalamaya meyl eden faniliklerden uzak eyle!
Senin verdiğin gönülde, Senle gelelim Ya İlahi..
Yalan tutsaklıklara esir etme bedenimizi,
Üzerimizde yalan ve yalnış hiç bir sevdanın izini bırakma,
Gönlümüze her gireni, bize Seni getirdiği için sevelim,
Sana gelebilmek için sevilelim!
Gözeten Sensin her halimizi.. Sen koru benliğimizi..
Sana emanet ettik yüreğimizi.. Her halimizi!
Dünya kuyusunda Yusuf(AS)'ın teslimiyetini ihsan eyle bu bedenimize,
Yakup(AS)'ın, Yusuf(AS)'a hasreti gözyaşı oldu ömrüne, gözlerinden etti hasreti..
Sabır ile, duâsı ile kavuşturdun hem Yusuf'una hem gören gözlerine..
Senin için akan gözyaşına talibiz Ya İlahi..
Öyle yanalım ki..
Yüreğimi aşkına kurban eyle!
Gözümüzün yaşı ile sabredenler gibi kavuşmak nasip eyle!
Sana kavuşmanın adı ise ölüm.. ölümü sevdir bize,
Soğuk deymesin şu dilimize, en sıcak kelime olsun.. vuslatın adı..
Öyle yanalım ki.. Ya İlahi..
Ölümü özleyen bir beden de biz olalım!
Ölümlerin en güzeline talibiz,
Faniliğe rağbet ettirme,
Ömrümüze ömür bereketi ver ki.. Ellerimiz boş gelmeyelim o en güzel kavuşma anına..
Ömrümüzü tükettiğimiz yerlerin adını, malımızı harcadığımız yerlerin adını güzel eyle..
Bedenimizi yıprattığımız yolları hayır eyle,
Hesabımızı kolay, amelimizi bol ve güzel eyle..
Öyle yanalım ki.. Ya İlahi.. Senin için yaşayıp.. Senin için ölelim..
Öyle bir iman ver ki Ya İlahi.. Yalnızca senin için yanalım..

AMİN YA LATİF(C.C.) ..AMİN YA KERİM(C.C.) ..AMİN YA RAHİM(C.C.)
AMİN YA RAHMAN(C.C.) ..AMİN YA HANNAN(C.C.) ..AMİN YA MENNAN(C.C.)
AMİN YA DEYYAN(C.C.) ..AMİN YA FURKAN(C.C.) ..AMİN YA SULTAN(C.C.)

17 Aralık 2009 Perşembe

Hicri Yeni Yılımız Kutlu olsun

Hicri yılbaşı gecesi

Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam, miladi 571’de 20 Nisana rastlayan, Rebiul-evvel ayının on ikinci Pazartesi sabahı, Mekke’de doğdu. 622’de Mekke’den Medine’ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medine’nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların Şemsi yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü de, Kameri yılbaşı oldu. Muharrem ayının birinci gecesi Müslümanların kameri yılbaşı gecesidir. Bu geceyi ihya etmeli ve saygı göstermeli. Saygı göstermek, günah işlememekle olur. Zilhiccenin son günü ve Muharremin birinci günü oruç tutan, o yılın tamamını oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. Bir hadis-i şerifte, (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur) buyuruldu.


Kıymet verilen dört aydan biri
Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb’le beraber Kur’an-ı kerimde kıymet verilen 4 aydan biridir. (Tevbe 36)

Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ayların efendisi Muharrem, günlerin efendisi Cuma’dır.) [Deylemi]

(Ramazandan sonra en faziletli oruç, ALLAHü teâlânın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.) [Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai]

(Nafile oruç tutacaksan, Muharrem ayında tut! Çünkü o, ALLAHü teâlânın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, O günde ALLAHü teâlâ geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün, tevbe edenlerin günahlarını da affeder.) [Tirmizi]

Nafile ibadetlerin sevabına kavuşabilmek için, Ehl-i sünnet itikadında olmak, haramlardan kaçıp günahlara tevbe etmek, farzları kusursuz yapmaya çalışmak, o ameli ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır.

Yılbaşı duası
Sual: Hicri yılbaşında hangi duayı okumalıdır?
CEVAP
Muharrem ayının ilk günü aşağıdaki duayı 3 defa okuyanın, gelecek Muharrem ayına kadar bütün belalardan emin olacağı, Aşûre Günü [Muharremin onuncu günü] 3 defa okuyanın ise, ölümden de emin olacağı; çünkü o sene öleceği takdir edilmiş olana, bu duayı okumak nasip olmayacağı bildirilmiştir.

Duanın Latin harfleriyle yazılışı şöyledir:
(Elhamdülillâhi Rabbil-âlemîn. Vassalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. ALLAHümme entel-ebediyyü’l-kadîm, el-hayyül-kerîm, el-hannân, el-mennân. Ve hâzihî senetün cedîdetün. Es’elüke fîhe’l-ısmete mineşşeytânirracîm, vel avne alâ hâzihinnefsil-emmâreti bissûi vel-iştiğâle bimâ yukarribünî ileyke, yâ zel-celâli vel-ikrâm, birahmetike yâ erhamerrâhimîn. Ve sallallâhu ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîn.)

Yine Gunyet´üt Talibin de söyle belirtilmistir:

Ibní Abbastan ra. gelen bir rivayete göre Resulüllah sav. efendimiz söyle buyurmustur:

_ Bir kimse , Zilhicce ayinin son günü, Muharrem ayinin dahi ilk gününü oruclu gecirirse..gecmis seneyi orucla kapamis ; gelecek seneye de orucla baslamis olur.

Allah_u Teala bu vesile ile onun elli senelik günahini siler.
Zilhicce ayının son günü ile Muharrem ayı içerisindeki çok faziletli ibadetler

Zilhicce ayının son günü muhakkak oruçlu olmak lazımdır zira geçen senenin günahlarına kefaret olur. Gecesinde ise (hicri yılın son gecesi oluyor) tesbih namazı kılınmalıdır.

Yine bu son gece akşam ve yatsı namazı arası 10 rekat namaz kılınır;
Niyet: “Ya Rabbi geçen seneyi benden razı olarak ayır. Sadır olan isyanımı hasenata tebdil eyle. Beni hidaye-i İlahine ve Rıza-i İlahine mahzar eyle” diyerek yapılır.
Her rekatta: Sübhaneke’den sonra 7 Fatiha 7 Ayet-el Kûrsi 7 İhlâs okunur. İki rekatta bir selâm verilir. Namazdan sonra 11 Kelime-i Tevhid 11 İstiğfar 11 Salavat-ı Şerife okunur.

Muharrem ayının birinci gününde(hicri yılın ilk günü) muhakkak oruçlu olmak lazımdır bu sene işlenecek günahlardan korunmak ve işlenecek günahlarında afvedilmesi için.

Muharrem ayının ilk gecesi akşam ve yatsı arası 2 Rekat namaz kılınır;
Niyet: “Ya Rabbi bizi yetiştirmiş olduğun bu seneyi hakkımızda mübarek kılman; Afv-ı İlahine mahzar kılman dünyevi ve Uhrevi saadetlere nail eylemen için ALLH’u Ekber…”

Her rekatta: Sübhaneke’den sonra 7 Fatiha 7 Ayet-el Kûrsi 7 İhlâs okunur. Namazdan sonra

11 defa; “Lâ İlahe illALLAHü vahdehu lâ şerikeleh lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yumit ve hüve Hayyul lâ yemüt biyedihil hayr ve hüve âla külli şey-in kadir.” 11 defa; İstiğfar 11 defa; Salavat-i Şerife okunup Geçmiş senenin günahlarının afvı gelecek seneye günahsız girmek için dua edilir.

Muharrem ayının ilk günü her birinde besmele ile 1000 İhlâs-ı Şerif okuyanları Cenab-ı Hakk lütfu Keremiyle huzuruna bu âlemden kul borcu ile götürmeyecektir. Gecesini de ibadetle ihya etmek lazımdır.

Muharrem ayının ilk gecesi şu niyetle tesbih namazı kılmak gerekir.
Niyet: “Ya Rabbi bu sene beni Mağfiret-i İlahine Rıza-i İlahine mahzar eyle. Yeni açılan amel defterimi Rıza-i İlahine muvafık amel ile doldurmayı bana nasib eyle.Beni Gadab-ı İlahine düçar olacak amellerden muhafaza buyur.ALLAH’u Ekber.”
1. Rekatta: 1 Fatiha 1 Ayet-el Kûrsi
2. Rekatta: 1 Fatiha 1 Amene’r Rasûlü (Mümkünse Sûre-i Al-i İmrân’ın ilk iki Ayeti Kerimesi ilave edilerek)
3. Rekatta: 1 Fatiha 1 HüvELLAHüllezi (Yani Haşr Sûresinin son 3 ayeti)
4. Rekatta: 1 Fatiha 1 İhlas’ı Şerif (Namazdan sonra istiğfar edilir ve Salavat-ı Şerife getirilerek dua edilir.)

Muharrem ayının birinci gününden onuncu gününe kadar 10 gün oruç tutmak ve 10. günü aşure pişirmek lazımdır. “Muharrem’in onuncu günü olan Aşure gününe kadar oruçla geçiren Firdevs-i Âlâ’ya(En Kıymetli Cennet) varis kılınır.”Hadis-i Şerif

“ALLAH’u Teâlâ C.C. ; Aşure gününü oruçlu geçirene; 1000 Hac 1000 Umre ve 1000 Şehid sevabı yazar ve kendisine doğu ile batı arasındakilerin ecri verir. Bu kişi Hz. İsmail’in (A.S.) çocuklarından 1000 köle azad etmiş gibi olur. Kendisi adına Cennet’te 70.000 köşk kaydedilir.Ve ALLAH C.C. ONUN CANINI CEHENNEME HARAM KILAR.

Rivayete göre “Aşura gününü oruçlu geçirene 10.000 Melek sevabı verilir. O gün İhlâs Sûresini 1000 kere okuyana ALLAH’u Teâlâ C.C. Rahmet nazarı ile bakar ve o kişi Sıddıklardan yazılır”

Muharrem ayının ilk Cuma gününü (tek tutulmaz Perşembe yada Cumartesi günü ile tutmak gerekir) oruç tutanın geçmiş günahları afvedileceği bildirilmiştir. (“Muharrem ayının ilk cumasını oruçlu geçirenin geçmiş günahları afvolunur.” Hadis’i Şerif Enes’den) (PerşembeCumaCumartesi tutmak ise günahlara kefaret olur ve 900 sene ibadet sevabı kazandırır.)

Bu ay içinde herhangi bir Cuma günü önceki ve sonraki günüyle beraber (Yani Perşembe Cuma Cumartesi) oruç tutana 900 sene ibadet sevabı verileceği bildirilmiştir. (“Her kim haram aydan üçgün Perşembe Cuma ve Cumartesini tutarsa ALLAH C.C. ona 900 sene ibadet (sevabı) yazar.” Hadis’i Şerif / İbn-i Şahin İbn-i Asâkir İhya(İmam-ı Gazali) Gunye(A.Kadir Geylani) )

Ayrıca Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç bu ayda tutlan oruçtur. “Her kim Muharrem’den bir gün oruç tutarsa ona hergüne karşılık otuz gün (oruç sevabı) vardır.” Hadis’i Şerif Taberani

Muharrem ayının biri ile onu arasında bir defa olmak üzere 2 rekatta bir selam vererek 6 rekat namaz kılınır. Bu namaz akşamla yatsı arası kılınabileceği bu vakitte kılınamadığı takdirde yatsıdan sonra da kılınabilir. Niyet: “Niyet eyledim Ya Rabbi Senin Rıza-i Şerifin için namaza Herhangi bir komşumun ve din kardeşimin veya herhangi bir kimsenin bana hakkı geçmiş ise bu hakkın ödenmesi için ALLAH’u Ekber…”

1. Rekatta: 1 Fatiha 1 Ayet-el Kûrsi 11 İhlâs’ı Şerif 2. Rekatta: 1 Fatiha 10 İhlas’ı Şerif
3. Rekatta: 1 Fatiha 1 Tekâsür Sûresi 11 İhlâs’ı Şerif 4. Rekatta: 1 Fatiha 10 İhlas’ı Şerif
5. Rekatta: 1 Fatiha 3 Kâfirun Sûresi 11 İhlâs’ı Şerif 6. Rekatta: 1 Fatiha 10 İhlas’ı Şerif (Namaz kılındıktan sonra dua edilir.)

Bu ayda ve her zaman ALLAH’u Teâlâ dille ve kalple devamlı zikredilmelidir. ALLAH’u Teâlâ’yı zikretmek en büyük ibadettir. Rahman ve Rahim olan ALLAH’ın Adıyla ” “ALLAH’I ANMAK ELBETTE EN BÜYÜK (İBADET) TİR.” ANKEBUT/45 “


Hepimizin hicri yilbasisi mübarek 0lsun..

Hayirlara vesile olsun..

Menzil Yolu

Hicret Kavuşmak İçin Terk Etmektir


Takvimler 22 Temmuz 622 tarihini gösteriyordu. Bundan, kameri yılla tam 1426 yıl evvel, insanlık tarihine damgasını silinmez bir biçimde vuracak bir olay gerçekleşti: Hicret. İnsanlığın 'merhamet pınarı' Efendimiz, susuz yürekler ve aç ruhların önüne kendisine indirilen gök sofrasını cömertçe sundu. Bir güneş gibi doğmuştu o; yalnız kuzuların değil sırtlanların da, yalnız güllerin değil dikenlerin de, yalnız bülbüllerin değil akbabaların da, yalnız masum bebelerin değil azgın haramilerin de üzerine doğan bir güneş gibi.
Tek derdi vardı: Bu gök safrasına bir fazla insanı oturtmak. Bir fazla aç ruhu doyurup, sahici ve kalıcı özgürlüğün ve güvenliğin adresini göstermek. Mutluluk ırmağının Mutlak'tan doğduğunu öğretmek. Gerisinin hoş olsa da boş olduğunu, laf u güzaf olduğunu göstermek…
Su ile serabı ayıracak akletme yeteneğine sahip olanlar Merhamet Pınarı'nın başına koştular. Kana kana içtiler. Onunla gönderilen gök sofrasının başına oturdular.
Ruhlarını doyurdular. Gözlerine fer, ellerine güç, dizlerine derman geldi. Çünkü yüreklerine ferman geldi. İlahi ferman sayesinde imanın sınırsız imkan olduğunu keşfettiler. Önce kendi zindanlarını yıktılar. Vahyin inşa ettiği bir tasavvur, akıl ve şahsiyetle hayatlarını yeniden inşaya koyuldular. Su ile serabı ayıracak yetiden yoksun olanlar, bir serap uğruna Merhamet Pınarı'na cephe aldılar. Bunun anlamı yalanın hatırına gerçeğe nişan almak, "yok" için "var"ı feda etmek, karanlığı savunmak adına güneşi mahkum etmek demekti. İnsanların bu suya erişmesini engellediler.
Ulaşanların içmesine mani oldular. İçenleri tahkir ettiler, tehdit etiler, taciz ettiler. O da olmadı işkence ettiler. O da olmadı canlarına kastettiler. Giden kurtuldu, gitmeyeni katlettiler. Merhamet Pınarı'nı acımasızca taşladılar. Suyunu kirletmeye yeltendiler. Beceremeyince bu pınarın suyunu kesmenin tek yolunun onu ortadan kaldırmak olduğuna karar verdiler.
Her kararın üstünde bir karar vardı. O karar geldi ve "Büyük İslam Medeniyeti"nin doğum süreci başladı. Hicret, işte bu sürecin adıdır. Hicret, imkanların tükendiği yerden imkanların üretileceği yere taşınmaktır. Hicret, "Bittim ya Rab!" diye dua edene, "Yettim kulum!" diye gelen icabettir. Hicret, elde etmek için feda etmek, sahip olmak için kurban etmek, bulmak için yitirmek, almak için vermek, kalkmak için (yola) düşmek, girmek için çıkmak, kalmak için gitmek, kavuşmak için terk etmektir.
Hicret düşmanla sınanmak, dostu sınamaktır. Hicret düşmanla, hem de gücünün son noktasına kadar sınanmaktır. 'Devrim Dağı'nın yani Sevr'in tepesine, en tepesine, 'bittim noktası'na çıkmaktır. Tepede gelecek yardım, eteğinde de gelir diyerek süklüm püklüm oturmamaktır. "İlahi yardımın ne zaman?" diye göğün kapılarını sarsmak, açılması için de Ğayûr'u gayrete getirecek bir çaba ve gayret sergilemektir. O yardımın en tepeye çıkmadan gelmeyeceğinin Allah'ın sünneti olduğunu bilmektir.
Sevr'in tepesine çıktıktan, yani 'bittim noktası'na vardıktan sonra, artık telaş etmemektir. "Lâ havle ve la kuvvete illa billah"ın sırrına ermektir. Telaş eden olursa, "Üçüncüsü Allah olan iki kişiye kim ne yapabilir ki?" diyerek, dünyaya meydan okumaktır.
Hicret sadece düşmanla sınanmak değil, dostu sınamaktır da. Gözü dönmüş yeminli katillerin saldıracağı yatağa kimin yatacağını sınamaktır. "Bin canımı vermeye hazırım, yeter ki onun ayağına tek diken batmasın" diyenlerin sadakatini sınamaktır. "Canım, anam, babam sana feda olsun ya RasulAllah!" sözlerini sınamaktır.
Hicret, hepsi de ilahi bir kredi olan akıl, fikir, zeka, tedbir, himmet ve insani gayretin yok sayıldığı içi boş bir tevekkül değildir. İnce bir hesap, detaylı bir plan, üzerinde iyi çalışılmış bir projedir. Hicret korku ile umut, havf ile reca arasında harekettir. Hicretin Mekke'si korkudur, Medine'si umut. Umudu olmayanın eli kolu dökülür, oturduğu yerde kalakalır. Umudun olduğu yerde hicret, hicretin olduğu yerde umut var demektir.
Hicret, medeniyettir. Bedeviyetten medeniyete yürüyüştür. Medine medeniyetin ana rahmidir. Tohumun kabuğunu çatlatıp filiz vermesidir. Bire bin verecek bir başağa durmasıdır. Hicret bitimsiz ibadettir.
Bir kaçış ve sığınıştır; küfürden imana, şirkten tevhide, Şeytan'dan Rahman'a, günahtan sevaba, benlikten ruha, şehvetten muhabbete, bilinçaltından bilinçüstüne. Hicret ilahi sıfatlar arasında bir 'seyr-i sülûk'tür; gazaptan rahmete, kahırdan lûtfa, Celâl'den Cemâl'e ve nihayet Allah'tan Allah'a… Büyük hicretin üzerinden 1426 yıl geçti. Büyük medeniyetimiz, yeni Medine'ler kurma potansiyeline hâlâ sahip. Büyük ailemizin son kayıp çocuğunu bulup yuvasına döndürünceye kadar hicret sürecektir.

Sözün özü: Hayat hicrettir, mümin müebbet muhacir



gençislam

16 Aralık 2009 Çarşamba

Dua Güzeller Güzeli Rabbimize



Bizleri varlığa erdiren ve iman sayesinde gönüllerimize yeni bir diriliş lutfeden Güzeller Güzeli Rabbimize O’nun ilmi adedince hamd ü senâ ediyor; varlığın özü ve nüvesi, yaradılış ağacının meyvesi ve tevhid hakikatinin en gür sesi Efendimiz’e sonsuz salât ü selâm gönderiyor ve bir kere daha Yüce Yaratıcı’nın huzurunda ellerimizi açıyoruz:

Ey her varlığa ihsan deryasından nimetler yağdıran ve ikramı her ikram sahibinden sonsuz derece üstün olan ey herkesi ve her şeyi merhametle kuşatan ve kerem ü lutfundan günahkarları dahi mahrum bırakmayan Rabbim! Benim istediklerimi de ver, cömertlik ve merhametinle beni de sevindir; ikram ve rahmet yağmurların neticesinde benim emelimi de gerçekleştir Şu âciz bendeni eli boş, ümidi kırık, zavallı ve perişan bırakma Sadece korktuğum tehlikelerden değil, hiç sezemediğim, tahmin bile edemediğim ve dolayısıyla da endişe duymadığım musibetlerden de beni emin eyle

Evet, itiraf ediyorum Rabbim; Sen bana hep güzellikleri emir buyurdun ama ben pek çok defa isyan ettim Sen bana kötülükleri yasakladın ve onlardan kaçınmam hususunda beni uyardın, heyhat ki ben masiyetten uzak durma mevzuunda da istikamet üzere olamadım; bazen hayır yolunda koştum, fakat, kimi zaman da isyan deryasında debelenip durdum

İşte şimdi, perçemim ellerindedir, huzurunda boynum kıldan incedir, bütün sırlarım nezd-i ilahinde bir bir bilinmektedir; ne ki, ümidim sadece Sendedir Şayet beni azapla cezalandırırsan, Sana kim itiraz edebilir, zira bu kul Senindir; fakat, eğer bendeni bağışlarsan, bu Sana daha çok yakışır, çünkü mağfiret etmek Senin şe’nindir

Hâlim Sana ayan, söylediklerim bildiklerinin bir kısmını beyan Beklentim ise maddî-manevî dertlerime derman Duama icabet buyur ey Rahîm ü Rahmân! İcabet buyur ve beni beşerî kirlerden, cismanî lekelerden, ötede utandıracak hallerden temizle iç ve dış duyu organlarımı, bütün melekelerimi ve latifelerimi Zat’ının nurlarıyla münevver eyle
Efendimiz Hazreti Muhammed’e, aile fertlerine ve Ashab-ı güzînine salât u selam ederek bunları Senden dileniyoruz; dualarımızı kabul buyur Rabbimiz!