23 Kasım 2009 Pazartesi

Salavat-ı Şerif Nedir?


"Şüphesiz Allah ve melekleri peygambere çok salavat getirirler.Ey iman edenler! Sizde ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin"
(AHZÂP SURESİ 56.AYET)

Peygamberimiz üzerine ömürde 1 defa salavat getirmek farzdır.Ve adı her anıldığında ona salavat getirmek vaciptir.(imamı kurtubi)

Hadis: "Kıyamet günü insanların bana en yakın olanları üzerime en çok salavat getirenlerdir"

Hadis: "Kim benim üzerime 1 salavat getirirse Allah onun üzerine 10 salavat getirir. Kim benim üzerime 100 salavat getirirse Allah onun iki gözü arasına nifaktan kurtuluş beratı yazar.Ayrıca ateşten kurtulduguna dair bir beraat yazar. Ve kıyamet günü onu şehitlerle beraber cennete iskan eder"


Essalâtu vesselâmu aleyke Yâ Rasûlallâh
Tüm Mü'minlerin şefeatçisi ol yaa Resulellah....

Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamin aleyke Ya Resulallah
Sana binlerce salât ü selam olsun Ey Allah’ın Resûlü

Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamün aleyke Ya Habiballah
Binlerce salat ü selam Sana ey Allah’ın Sevgilisi

Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamin aleyke ya Emîne vahyillah
Sana binlerce salat ü selam olsun ey Allah’ın vahyinin emîn temsilcisi

Nefsimiz Aşkımız Onun Rahmeti


Hep en iyiyi istiyoruz kendimiz için, hep en güzeli tercih ediyoruz. Bir
yanımız bahar bahçe, bir yanımız salkım saçak...

En mükemmeli layık görüyoruz kendimize; aklımızca hayaller kuruyoruz, aylar
sonrasının planlarını yapıyoruz, ‘’Yarın ne olacak ?’’ sorusunu
düşünmeden...


Sanki elimizde bir hayat garantisi var...



‘’ İşim olsun namaza başlarım’’,


‘’Düzenim otursun Kuran okurum...’’



Aylar geçiyor..Yıllar yılları kovalıyor,...


Anne oluyoruz, baba oluyoruz çocuklarımızla ilgilenmemiz gerek..Ev işleri,
iç işleri, dış işleri bakanlıgı derken seneler ardı ardına geçiyor..Namaz
kılacagız, Kuran okuyacağız.. İşimiz çok vaktimiz yok diyoruz.. Nefsimiz
elbette en güzel’in peşinde..



‘’En çok nasıl para kazanabiliriz?’’


‘’ En çok nasıl güzel olabiliriz, hatta en güzel biz nasıl olabiliriz, hatta
en yakışıklı olmayı nasıl başarabiliririz...’



Planlarımızın sonu hiç gelmiyor hiç...Kuaförlerden , tv. başından, magazın
dergilerinden başımızı kaldırıp bakmıyoruz etrafımıza..


Hem baksak ne göreceğiz ki? Diyoruz , herkes bizim gibi değl mi??? Farklı
olan ne var???



Ah nefs ah...Sana kanmak ne kolay..Parlatıyorsun gözlerimizi!!!


Senin yüzünden at gözlüğü ile bakar olduk dünyaya, AT gibi bakmak varken...
‘’Dünya müminin zindanı’’ oysa ki...!!


Hep her şeyi bildiğimizi sanıyoruz..Dev aynasında görüyoruz kendimizi...
Halbuki bi uyansak..Bi uyansakk..Aslında bildiklerimizin bir tuz tanesini
geçmediğini fark etsek...



Ey insanlar duyun artık duyun , değil sizin için en güzeli isteyen nefsin
istekleri değillllll; rabbimizin istekleriiii,!!!


Hangi anne yavrusunun ateşte yanmasını ister??


Hangi anne merhamet etmez yavrusuna...


Rabbimiz bizim ateşe girmemizi engellemek için adeta çırpınıyor,!!!


O (cc) annelerimizden , hatta bizi sevenlerden , bize ‘’sana aşığımmmm diye
bas bas bağıranlardan ! ‘’ bile daha merhametli..


Bırakın dünyadaki ateşi, rabbimiz bizi cehennem ateşinden korumak için;tek 1
günahımıza karşılık , tek 1 günah yazarken ;bir yandan da diyor ki yazıcı
meleklere , ‘’ey melekler, gün doğana kadar erteleyin bu günahını yazmayı
kulumun defterine, ola ki tevbe eder...’’



Nihayet ^^gecenin siyah ipliği ile beyaz ipliği^^birbirinden usul usul
ayrılmaya başlarken, dünya semalarında bir ses yankılanıyor..


‘’ALLAHÜEKBER!’’


‘’ALLAHÜEKBER!’’


‘’DUA EDEN YOK MU VEREYİM; TEVBE EDEN YOK MU AVF EDEYİM’’ diye sesleniyor
rabbimiz...



Tek bir sevabınıza, yoldan geçerkenn bir tek taşı, başka insanlara zarar
vermesin diye kaldırana dahi sevap üstüne sevap veriyor rabbimiz.. Bir
günaha tevbe edene kadar mühlet, sonra davet, icabet eden davete avf ... Bir
sevaba ise on katı sevap... Buyrun gerisini siz düşünün...



Tefekkür yeter...



Her anımızda O’nunla kalmak. O’nunla yaşayabilmek, O’nun razı olması için
çırpınmak dileği ile...

Güzel Bir Dua..




Allâh'ım, Sana sonsuz hamd ü senâlar; Habîbin Efendimiz Muhammed Mustafa -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e O'nun âl ve ashâbına gönülden salât ve selâmlar...
Allâh'ım, benim Rabbim Sensin, Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın, ben Sen'in kulunum. Elimden geldiğince Sana verdiğim kulluk sözü üzerindeyim; işlediğim hata, günah ve kötülüklerden Sana sığınırım. Bana olan nimetlerini ve bu nimetlere karşı benim günah ve kusurlarımı itiraf ediyor, beni bağışlamanı diliyorum. Sen'den başka günahları bağışlayacak yoktur.
Allâh'ım, dînim, dünyam, çoluk çocuğum ve malım içinde sağlık ve âfiyetle yaşamamı nasib eyle. Allâh'ım, vücuduma sağlık ver, Sen'in yolunda hizmet edeyim, kulağıma sağlık ver, hakikati işiteyim, gözüme sağlık ver, hakikati göreyim. Sen'den başka ilah yoktur.
Allâh'ım, kusurlarımı ört, beni korktuklarımdan emin eyle. Allâh'ım, önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan, üstümden ve altımdan gelecek tüm kötülüklerden sana sığınırım. Allâh'ım, dinimi düzelt, evimi genişlet, bana verdiğin rızkı bereketli kıl.
Allâh'ım, ömrün en kötü dönemine düşmekten, hayırdan uzak bir ömür yaşamaktan sana sığınırım. Allâh'ım, beni en güzel amellere kavuştur, en güzel ahlak sahibi olmaya ilet, senden başka güzel ahlâka götürecek yoktur. Beni kötü amel ve kötü ahlâktan uzaklaştır, senden başka kötü ahlaktan uzaklaştıracak yoktur.
Allâh'ım, kalb katılığından, gafletten, zillet ve meskenetten sana sığınırım. Küfürden, fısktan, nifak ve gösterişten sana sığınırım. Sağırlıktan, dilsizlikten, cüzzamdan, tedavisi mümkün olmayacak kötü hastalıklara düşmekten sana sığınırım. Bana iki dünyada da âfiyet ve huzur ihsan eyle!..
Allâh'ım, küfürden, fakirlikten, kabir azabından sana sığınırım, senden başka ilah yoktur. Allâh'ım, kederden, tasadan, âcizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borç altında ezilmekten, düşmanlara yenilmekten sana sığınırım.
Zararlıların, kendisi sapmış, insanları da saptırmaya çalışan kimselerin, beni senin nimetlerinden mahrum bırakmalarından önce, sana kavuşmamı nasib eyle. Haksızlık etmekten, haksızlık edilmekten, saldırmaktan, saldırılmaktan, hatâ işlemekten, bağışlamayacağın bir günaha düşmekten sana sığınırım.
Allâh'ım, nefsime takva ver. Onu temizle, nefsi en iyi temizleyen Sen'sin, nefsimin velîsi ve Mevlâsı Sen'sin.
Allâh'ım, faydasız ilimden, huşuu olmayan gönülden, doymayan nefisten, kabul edilmeyen duâdan sana sığınırım. Allâh'ım, yaptığım ve yapmadığım şeylerin şerrinden sana sığınırım. Allâh'ım, üzerimde bulunan nimetinin gitmesinden, sağlığımın ters dönmesinden, ansızın bastıracak öfkenden ve her türlü gazabından sana sığınırım. Kalbin mühürlenmesine sebep olacak tamahtan sana sığınırım. Allâh'ım, bana kazâya rıza, öldükten sonra rahat hayat, kerîm vechine bakma lezzeti lûtfeyle.

Allâh'ım, bugünün önünü salâh, ortasını felâh, sonunu hayırlı kıl. Bize dünya ve âhiret iyiliği ver, ey merhametlilerin merhametlisi!
Allâh'ım, yıkıntı altında kalmaktan, boğulmaktan, yanmaktan, ihtiyarlıktan Sana sığınırım. Ölüm sırasında şeytanın beni şaşırtmasından Sana sığınırım.
Allâh'ım, beni, Sana şükreden, Sana itaat eden ve Seni zikreden bir kul eyle. Rabbim, tevbemi kabul buyur, beni günahlarımda arındır, duâmı kabul et, hüccetimi sağlam yap, kalbimi Sana yönelt, dilimi düzelt, gönlümü nûrunla aydınlat.

Allâh'ım, bana işimde sebat, doğru yolda olduğum zaman kararlılık ve azim ver. Nimetine şükür ve sana güzel kulluk etmeyi nasib eyle. Bana selim kalb, doğru konuşan dil ver. Bana, ancak Sen'in bildiğin tüm iyilikleri ver; ve ancak Sen'in layıkıyla bildiğin tüm kötülüklerden beni koru! Senden gizli kalmayan bilerek veya bilmeyerek işlediğim bütün günahlardan beni bağışla! Günahlarımı setret, beni bu dünyada ve âhirette günahlarım sebebiyle insanlar önünde mahcub ve rezil etme! Hatalarımızı, sevaplarla değiştir.
Allâh'ım, kötü huy ve amellerden, heveslerden ve hastalıklardan sana sığınırım. Borç altında kalmaktan, düşman kahrından, düşmanlar karşısında hakir ve gülünç duruma düşmekten Sana sığınırım.
Allâh'ım, her işimin koruyucusu olan dinimi düzelt, geçim yerim olan dünyamı düzelt, gideceğim yer olan âhiretimi düzelt, hayatta iken pek çok hayırlı işler yapmamı nasib eyle, ölümümde her kötülükten beni rahata kavuştur.
Allâh'ım, bana düşüncede kemâl, hareket ve ahlakımda kemâl ver! Beni azgın nefsimin şerrinden koru. Allâh'ım, bana iyilikler yapmak, kötülükleri bırakmak, yoksul ve zavallıları sevmek nasib eyle. Beni bağışla, bana acı. Kullarını imtihan etmeyi dilediğin zaman, beni dinin üzere sâbit-kadem eyle! Kulluk üzereyken beni olarak huzuruna al. Rabbim bana yardım et, bize zafer ver, bizi yenilgiye uğratma. Bana doğru yolu göster, doğru yolda yürümemi kolaylaştır.
Yüce Allâh'ım, bana Sen'i sevmeyi, Sen'i sevenleri sevmeyi ve beni sana yaklaştıracak işleri sevmeyi nasib eyle.
Allâh'ım, bana en iyi işleri istemeyi, duâların en hayırlısını, başarıların en üstününü, sevapların en mükemmelini ihsan buyur. Ayaklarımı doğru yolda sağlamlaştır, sevap tartılarımı ağırlaştır, hatalarımı bağışla, cennetin en yüce derecelerine ermemi nasib eyle.
Allâh'ım, ey kalpleri çeviren Rabbim, kalbimi senin dinin üzerinde sağlam tut.
Allâh'ım, ey kalpleri ve gözleri döndüren, kalplerimizi sana itâate döndür. Allâh'ım, sevâbımızı arttır, eksiltme... Bizi yücelt, ulvîliklere yaklaştır, alçaltma; bize ver yoksun bırakma. Rabbim, kardeşlerimizle aramıza ünsiyet, birlik, vefâ ve muhabbet ihsan et; aramızdaki soğukluğu, ayrılık ve nefreti kaldır.
Allâh'ım, her bakımdan sonumuzu güzel eyle, bizi dünya ve âhiret perişanlığından kurtar. Allâh'ım, zâtından korku ver ki, günah işlememize engel olsun. Bizi senin cennetine ulaştıracak işler yapmamızı nasib eyle. Bizi, dünya üzüntülerini unutturacak bir yakîn derecesine erdir.
Bize haksızlık edenden öcümüzü al, düşmanlık edene karşı bize zafer ver. Bizi dünyanın ardında koşturma; dünyayı, en çok düşündüğümüz, tasasını çektiğimiz bir varlık haline getirme, dinimiz hususunda eksiklerimizden ötürü bizi belâlara düşürme. Günahlarımız yüzünden Senden korkmayan, bize acımayan kimseleri üstümüze salma.
Allâh'ım, Senden mağfiretini, bağış ve lutfunu, her türlü şer ve günahtan selâmeti, her türlü iyiliğe ermeyi, cennete ulaşıp cehennemden kurtulmayı dilerim.
Allâh'ım, kalbimi hidâyete yönelt, dağınık işlerimi topla, perişanlığımı düzelt, rahmetinle âhiretimi koru, dünyamı yükselt, rahmetinle yüzümü ağart, işlerimi temizle, bana doğru düşünce ve olgunluk ilham eyle, fitne ve belaları benden sav, rahmetinle beni her türlü kötülüklerden koru.
Allâh'ım, âhiret gününde yüz akıyla sağ tarafımızdan kitabımızı almayı, şehitlerin makamına ermeyi ve Peygamberlere arkadaş olmayı nasib eyle.
Allâh'ım, nefsimin kötülüklerinden, her canlının şerrinden sana sığınırız. Allâh'ım, Sen sözümü duyarsın, yerimi görürsün, gizlimi ve açığımı bilirsin, hiçbir işim senden gizli kalmaz. Ben, yardım ve kurtuluş dileyen, huzurunda korkudan titreyerek günahlarını itiraf eden zavallı bir yoksulum. Bir zavallı kulun olarak Sana yalvarıyor, boynu bükük bir âciz olarak sana iltica ediyor, huzurunda zilletle eğilmiş bir biçare olarak Sana duâ ediyorum. Duâmı kabul eyle…

Âmin.

Peygamberimiz Nasıl Dua Ederdi.



Peygamber Efendimiz, biz müslümanların nasıl dua etmesi gerektiğini bildirmiştir.


Bunlardan bazıları;



(Ya Rabbi, Sana ve Resulüne itaat etmemizi ve bildirdiklerinle amel etmemizi nasip eyle!)

(Ya Rabbi, faydasız ilimden, makbul olmayan ibadetten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.)


(Ya Rabbi, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün iyilikleri ver, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün kötülüklerden de koru!)

(Ya Rabbi, her işimizin sonunu güzel eyle, dünya sıkıntılarından ve ahiret azabından bizi koru!)

(Ya Rabbi, bizi sabreden ve şükredenlerden eyle!)

(Ya Rabbi, bizi dostlarına dost, düşmanlarına düşman olanlardan eyle!)

(Ya Rabbi, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve her çeşit hastalıktan sana sığınırım!)

(Ya Rabbi, işinde sebat eden, nimetine şükreden, ibadetini güzel yapan ve doğru konuşanlardan eyle!)

(Bedenime, kulağıma, gözüme sıhhat ver! Küfürden, fakirlik ve kabir azabından sana sığınırım.)

(Ya Rabbi, kusurlarımızı ört, korkulardan emin kıl ve borçlarımızı ödememizi nasip et!)

(Ya Rabbi, sıhhat, afiyet ve güzel ahlak ver! Kaza ve kaderine rıza gösterenlerden eyle!)

(Ya Rabbi, gece ve gündüz gelecek kötülüklerden, sıkıntılardan kötü arkadaştan ve kötü komşudan sana sığınırım.)

(Ya Rabbi, ölünceye kadar ibadet etmemizi, ömrümüzün hayırlı amellerle sona ermesini nasip et ve Cennetini ihsan eyle!)

(Ya Rabbi, zulmetmekten, zulme uğramaktan sana sığınırım.)

22 Kasım 2009 Pazar

Esmaül Hüsna Ve Şerhi İSMİ CELİL ANLAMI TESBİH ADEDİ



Er- RAHMÂ N
Bütün Yaratılmışlar hakkında hayır ve merhameti tercih eden
günde 298 Dünya ve Ahirette Allah (c.c.)'ın sevgilisi olmak


Er- RAHÎM
Çok merhamet eden, büyük nimetler veren.
günde 258 Maddi ve Manevi Rızıklar


El- MELİK
Bütün Kainatın Tek Sahibi ve mutlak hükümdarı.
günde 90 Emir sahibi olmak, maddi ve manevi güçlü olmak


El- KUDDÛS
Hatadan, gafletten, aczden ve her türlü eksiklikten pek uzak, pek temiz
günde 170 Günahlardan kurtulmak ve kalp temizliği


Es- SELÂM
Kullarını selamete çıkaran, Cennetteki bahtiyar kullarına selam veren
günde 131 Korkulan herşeyden korunmak


El- MÜ'MİN
Gönüllerde iman ışığı uyandıran, kendine sığınanları
koruyup rahatlatan
günde 137 Kötü hastalıklara düşmemek


El- MÜHEYMİN
Gözeten ve Koruyan
günde 145 İnsanların düşüncelerini anlar
korunur


El- AZÎZ
Mağlup edilmesi mümkün olmayan galip
günde 94 Düşmanlara galip gelmek


El- CEBBÂR
Eksikleri tamamlayan, dilediğini zorla yaptırmaya müktedir olan
günde 206 istek ve Arzuların olması için


El- MÜTEKEBBİR
Her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren günde 662 İzzete ve refaha nail olmak

El- HALÎK
Bütün varlığı, halleri ve hadiseleri, tayin ve tesbit eden
hepsini yoktan var eden
günde 731 İşlerde üzüntüden ve sıkıntıdan kurtulmak


El- BÂRİ'
Eşyayı ve herşeyin vucüdunu
birbirine uygun halde yaratan günde 214 İşinde Başarılı olur, şöhret bulur

El- MUSAVVİR
Tasvir eden, herşeye bir biçim ve özellik veren
günde 336 Maksat ve merama ulaşmak için


El- ĞAFFÂR
Mağrifeti pek çok günde 1281 Bağışlanmak ve günahlardan korunma

El- KAHHÂR
Herşeye her istediğini
yapacak şekilde galip
ve hakim olan
günde 306 Zalimleri kahretmek için


El- VEHHÂB
Her türlü nimeti devamlı bağışlayan günde 14 Sıkıntısız borçsuz bir hayat için

Er- REZZÂK
Yaratılmışlara faydanılacak şeyleri ihsan eden
günde 308 Bol rızıklı ömür için


El- FETTÂH
Her türlü zorlukları açan ve kolaylaştıran günde 489 Maddi manevi hayırlar için

El- ALÎM
Her şeyi çok iyi bilen
günde 150 ilim zenginliği için


El- KÂBID
Sıkan, Daraltan günde 903 Zalimin zülmünden kurtulmak için

El- BÂSIT
Açan, Genişleten
günde 72 İşlerin büyümesi mal ve paranın bereketi


El- HÂFID
Yukardan aşağıya indiren alçaltan günde 1481 Kötüden ve belalardan korunmak

Er- RÂFİ
Yukarı kaldıran, yükselten
günde 351 İnsanlar arasında ve işinde yükselmek için


El- MUİZ
İzzet veren, ağırlayan günde 117 Fakir ve zelillikten kurtulmak

El- MÜZİL
Zillete düşüren, hor ve hakir eden
günde 770 Düşmanları zelil etmek için


Es- SEMİ'
Herşeyi iyi işiten günde 180 Duaların kabulu için

El- BASİR
Her şeyi iyi gören
günde 112 Acziyetin kalkması için


El- HAKEM
Hükmeden, hakkı yerine getiren günde 68 Haklı davasını kazanması için

El- ADL
Çok Adaletli
günde 104 Adaletli olmak için


El- LÂTÎF
En ince işlerin bütün
inceliklerini bilen, kullarına iyilikler ulaştıran günde 129 Dileklerin olması, kısmet ve rızık için

El- HABÎR
Herşeyin iç yüzünden
gizli taraflarından haberdar
günde 812 Hafıza ve idrakin genişlemesi için


El- HALÎM
Suçlara karşı hemen ceza vermeyen
yumuşak davranan, süre veren günde 88 Ahlak ve hilim güzelliği için

El- AZİM
Çok Azametli
günde 1020 Sözünün tesirli ve sayırlı olmak için


El- ĞAFÛR
Affı ve mağfireti pek çok günde 1286 Günahların affı, kötü ahlakı bırakmak

Eş- ŞEKÛR
Kendi rızası için yapılan iyiliklere
daha fazlasıyla karşılık veren
günde 526 Talihin açıklığı, bol rızık


El- ALİY
Pek yüce, Pek yüksek günde 110 Zilleten kurtulmak ve ilim için

El- KEBİR
En büyük, pek büyük
günde 232 Hürmet görmek için


El- HAFIZ
Yapılan işleri bütün tafsilatıyla tutan,
herşeyi belli bir vakte kadar bela afetten koruyan günde 998 Nefsinin ve malının korunması için

El- MUKÎT
Her yaratılmışın gıdasını,
azığını veren
günde 550 Muhtaç olunan şeyi kazanmak için


El- HASİB
Herkesin hayatı boyunca yapıp
ettiği herşeyin hesabını bütün
detayları ile bilen günde 80 Herkese karşı alnı açık olmak

El- CELÎL
Celalet ve Ululuk sahibi
günde 5329 Bir zalimi zorbayı zelil etmek için


El- KERÎM
Lütfü ve keremi çok geniş, çok bol günde 270 Bol rızık ve kolaylıklara nail olmak

Er-RAKÎB
Bütün varlığı gözeten bütün işleri murakabe eden
günde 312 Her işte Allah (c.c.)'ın koruması altında olmak için


El- MUCİB
Kendisine dua edenlerin isteklerini veren günde 3025 Duaların kabul olunması için

El- VASİ'
İlmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş, müsaadekar
günde 137 Ömür uzunluğu, rızık ve sıhhat genişliği için


El- HAKÎM
Bütün emirleri ve bütün işleri hikmetli
günde 6084 İlim ve hikmet sahibi olmak için


El- VEDÛD
Kullarını çok seven, sevilmeye gerçekten layık olan
günde 400 Herkesin sevgisini kazanmak


El- MECÎD
Şanı büyük ve yüksek günde 3249 İzzet ve şerefin artması için

El-BÂİS
Ölüleri diriltip kabirlerinden çıkaran
günde 573 Kuvvetli irade ve alacaklarını almak için


Eş- ŞEHÎD
Bütün zamanlarda ve her yerde hazır ve nazır günde 319 Şehid olmak, heybetli olmak için

El- HAK
Varlığı hiç değişmeden duran
günde 108 İmanda, ibadette sabit olup, imanlı ölmek


El- VEKÎL
Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran günde 66 Allah (c.c.)'tan her türlü yardımı görmek için

El- KAVİY
Pek Güçlü
günde 116 Kansızlık ve vücudun güçlü olması için


El- METÎN
Çok Sağlam günde 500 Maddi ve manevi sağlam olmak için

El- VELİY
Sevdiği kullarının dostu
günde 2116 Her işinde Allah (c.c.)'ın yardımı için


El- HAMİD
Ancak kendisine hamdedilen, bütün varlığın diliyle yegane övülen günde 3844 Kazancın genişlemesi

El- MUHSÎ
Sonsuzda olsa tek tek
herşeyin sayısını bilen
günde 148 Zekanın kuvvetli olması


El- MÛBDÎ
Bütün varlıkları örneksiz ve maddesiz olarak ilk baştan yaratan günde 57 Her işte muvaffak olmak için

El- MUÎD
Varlıkları yok ettikten sonra tekrar yaratan
günde 124 Elden kaçanı geriye kazanmak için


El- MUHYÎ
Can bağışlayan, hayat ve sağlık veren günde 68 İşlerin başarılı olması için

El- MÜMÎT
Canlı bir mahlukun ölümünü yaratan
günde 490 Harama bakmamak, kötülükten vazgeçmek


El- HAY
Diri, herşeyi bilen, herşeye gücü yeten günde 324 Sözü tesirli ve herkesten tazim görür

El- KAYYÛM
Gökleri ve yeri, herşeyi tutan
günde 156 Allah (c.c.)'ın izniyle her istekleri olur


El- VÂCİD
İstediğini istediği anda bulan günde 196 Kaybedilen şeyi bulmak

El- MÂCÎD
Kadr ve şanı büyük, kerem ve iyilikleri pek çok
günde 48 Kazancın bolluğu için


El- VAHİD
Zatında, sıfatlarında, işlerinde, hükümlerinde, isimlerinde asla ortağı ve benzeri olmayan TEK günde 3669 İstediği olur, kalbi uyanır, aklı nur

Es- SAMED
İhtiyaçları ve sıkıntıları gideren tek merci
günde 134 Hiç kimseye muhtaç olmamak


El- KÂDİR
İstediğini istediği gibi yapmaya gücü yeten günde 305 İstediğini yapmaya gücü yetirmek

El- MUKTEDİR
Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunan
günde 744 Her işte başarılı olmak


El- MUKADDİM İstediğini ileri geçiren, öne alan günde 184 Daima yükselmek için

El- MUAHHİR
İstediğini geri koyan, arkaya bırakan
günde 847 Kötü birinin uzaklaştırılması için


El- EVVEL İLK günde 37 Her hayır işinde birinci olmak için

El- AHİR
SON
günde 801 Ömür uzunluğu için



Ez- ZÂHİR
Herşeyde görünen aşikar
günde1106 Her meselenin zuhuru için


El- BÂTIN Herşeyden gizli günde 62 Nefsi mutmain ve kalbi geniş olması için

El- VÂLİ
Kainatı ve her an olup biten herşeyi tedbir ve idare eden
günde 47 Sözünün tesirli insanların sevmesi için


El- MÜTEÂLÎ Aklım mümkün gördüğü herşeyden, her hal ve tavırdan daha yüce günde 551 Devletten istediğini elde etmek için

El- BERR
Kulları için daima kolaylık ve rahatlık isteyen, iyiliği çok
günde 202 Herhalde iyilik bulmak için


Et- TEVVÂB Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan günde 409 Tövbelerin kabulu için

El- MÜNTEKIM
Suçları adaleti ile müstehak oldukları cezaya çarptıran
günde 630 Zülüm ve fenalıktan korunmak


El- AFÜV Çok affeden günde 156 Rızık bolluğu
Kalp huzuru

Er- RAÛF
Çok lütüfkar
Çok esirgeyen
günde 287 Hiçbir varlıktan zarar görmez


MALİKÜ-L MÜLK Mülkün ebedi sahibi günde 212 mal ve kazanca zarar gelmez

Zül Celâl-i Ve'l İkrâm
Hem büyüklük sahibi
hem fazl-i kerem sahibi
günde 1100 işlerin kolaylığı için


El- MUKSIT Bütün işlerini denk ve
birbirine uygun yerli yerinde yapan günde 209 Eşler arasını düzeltmek için

El- CÂMİ'
İstediğini istediği zaman
istediği yerde toplayan
günde 114 Küsleri barıştırmak için


El- GANİY Çok zengin ve herşeyden müstağni günde 1060 Büyük servet ve geniş rızık

El- MUĞNİ
İstediğini zengin eden
günde 1100 Geçim genişliği bol rızık


El- MÂNİ' Birşeyin meydana gelmesine izin vermeyen günde 161 Kaza beladan uzak olmak için

Ed- DÂRR
Elem ve zarar verecek şeyleri yaratan
günde 1001 Zararlı kişinin kahrı için


En- NÂFİ' Hayır ve menfaat verici şeyleri yaratan günde 201 Hastalıktan uzak olur
hastaysa şifa bulur

En- NÛR
Alemleri nurlandıran, istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran
günde 256 doğruyu yanlışı görmek ve kalp nurluğu için


El- HÂDÎ Hidayet veren, istediği kulunu muradına erdiren günde 400 çocukların itaatkar olması için

El- BEDİ'
Örneksiz, benzersiz, hayret verici alemler yaratan
günde 86 Allah (c.c.)'ın yardımına nail olmak için


El- BÂKÎ Varlığının sonu olmayan günde 113 Ömrün uzunluğu, sıhhatin iyiliği için

El- VÂRİS
Varlığı devam eden, servetlerin hakiki sahibi
günde 707 Uzun ömür, bol mal, bol rızık ve şeref


Er- REŞÎD Bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp, dosdoğru bir nizam ve hikmet üzere sonucuna ulaştıran günde 514 İçki ve zinadan kurtulmak ve güzel ahlak için

Es- SÂBÛR
Çok sabırlı
günde 298 Başladığı işi kolay bitirmek için

ALLAH'i kendine uzak mi sandin

Allaha kul olmakla şereflenen Resule ümmet olmakla şereflenen mümin

Allaha kendini uzak mı sandın

Allahı sana sana uzak mı sandın

Bir anne evladına en yakınken bebeğinin ağzından çıkan ilk kelimeyi hasretle beklerken

Anne demesi o anneyi dünyanın en mutlu annesi yapmaya yeterken

Bebeğinin ilk adımı ilk yürmesi onu dünyanın en mutlu annesi yaparken

Kullara benzemekten münezzeh olanın, kullarla ölçülmesi mümkün olmayanın

Alemlerin Rabbinin kulunun Allah demsine, Kulunun Allaha en büyüksün demesine sevinmesini

O ananın bebeğine sevinmesinden daha az bir sevinme olduğunu mu sandın

Sen ey Ümmeti Muhammed Tevhid eri , Alahın dünyadaki halifesi

Kelimeyi şehadetin kölesi, tevhidin bekçisi, kuranın talebesi, Allah aşkına susamış mecnun

Allahı kendine uzak mı sandın

Bir anne evladı ilk adımı atıp kendine yürdüğünde dünyalar onun olurken

Alemlerin Rabbi, Mermametlilerin en merhametlesi, sevenlerin en sadığı en değrlisi en fazla seveni,

Senin Allahım ben geldim sana yürümek istedim çabalıyorm demeni işitmez

buna annenin bebeğine yürmesinden daha fazla sevinmez mi sandın

Ey Allahla arsında mesafe olduğunu zanneden kul buna devam etme

Ey Allahla kulu arasında sonsuz af ve merhametin olduğunu unutan kul buna devam etme

Ey Allahla kul arasında hatanın, günahın , isyanın engel olabileceğini sanan kul Onun büyüklüğünü küçük görme

Allahım dedinde kulum mu denmedi, Allaha ekber dedinde ol ekber sana ekberliğini mi görtermedi

Ey kul

sen dünya misafirini, seni samimi seveni ağırlarken saygı da kusur etmezssin, ikramda kusur etmezsin

O Allahki Malikel Mülktür, kendisine Allahu ekber deyip gelene ikramda sonsuz ikramında kusur gösterir mi sandın

Sana Allahla aranda mesafe var diyen hangi kararmış kalp

Sana duan Allah katına ulaşmaz Allah seni işitmez diyen hangi kararmış kalp

Sana Allah kuluna yetmez Allah kulunu yükseltmez, Allah kuluna tecelli etmez diyen hangi kararmış kalp

Sana zikri yaptıranın, zikrettirenin, Allahtan başkası olduğunu söyleyen hangi kararmış kalp

Sana O istemeden isteyebileyeceğini, o yönel demeden Ona yönelebileceğini söyleyen hangi kararmış kalp

Allah Resulünü gönderir, velisini gönderir, alimini gönderir, ama ilmi onun malı yapmaz

Allah alimdir ilim onudur ,hikmet onundur, alimler Alahın ekberliğini haykıran erlerdir

Alimler Allahın birliğini, malikel mülklüğünü, kalpleri diriltenin o olduğunu, ilmin sahibinin sadece o olduğunu haykırandır

Alimler Allaha ulaştırmaz Allah zaten kullarına şah damrından yakındır

Alimler kulların gözlerindeki sisi bi iznillah siler ve ol yakin seninidir der

Sana uzak olmayana neden mesafe koydun der. Sana yakın olana Rabbine koş secde ehli ol der

Ey kul

bilki Allaha erinin haykırması Allahın birliğinde yakinliğinde ve onun mesafesizliğinde kaybolma çağrısıdır

Kulu Allahla kavuşturma değil zaten yakin olanın yakinliğinin farkettirilmeye çalışılması çabasıdır.

Allahau ekber demeye çağrıdan başkası değildir.

Allahı dost gör, en kolay ulaşabileceğin dost gör, seni her an her halinle bilen ve gören en yakın dostun olarak gör

ihaneti olmayan, karşılıksız veren, vermesine sebep aramayan sebepsiz veren, sınırsız veren ve vermeyi en çok seven en cömert dost bil

Ey Kul

Kul mevlayı isterde mevla kulunu istemez mi mevlaya istememek yaraşır mı yakıştırlabilir mi

Allahım diyen kuluna , kalbiyle Allaha ekber diyene mevlanın cevap vermemsi Allaha yakışır mı

Allahki tüm şreflerin sahibi , tüm gzüeliklerin sahibiyken gzüelliğine talip olanın Rahmetine talip olanın sevdasına talip olanın

TALEBİNİ GERİ ÇEVİRİR Mİ

KİM ÇEVİRİR DİYORSA AllahI BİLMEMİŞ O AllahA ASLA EKBER DİYEMEMİŞ

KALBİ ASLA SECDE ETMEMİŞ

YÖNEL AllahA , GEL KULUM DEDİĞİNİ HALA İŞİTMEDİN Mİ SENİ DOĞMADAN BİLEN, YARATAN

LEFHU MAHFUZU YARATMADAN SENİ İSTEYEN SANA GEL DİYENE NEDEN GİTMEZSİN

HADİ NE BEKLİYORSUN AllahIM BEN GELDİM DE

ODA SANA KULUM HOŞGELDİN DESİN

DAHA NE BEKLİYORSUN

O SENİN KAHVEHANE ARKADAŞINDIR DEMEDİK ONA TEJK EKBERDİR EN BÜYÜKTÜR DEDİK

AMA BÜYÜK OLANI BÜYÜK YAPANIN SEVDİĞİNE EN YAKIN OLMASI

SONSUZLUĞUNUN SEVMESİNDE EKSİLTME YARATMAMASI

HER TÜRLÜ EKSİKLİKTEN MÜNEZZEH OLMASIDIR.

KİM ONDAN DAHA İYİ SEVDİ,

KİM ONDAN DAHA YAKIN OLDU

KİM ONDAN SENİ DAHA İYİ TANIDI

KİM HERKES YOKKEN ONUN GİBİ YANINDA HEP VAR OLDU

KİM SENİN AĞLARKEN GÖZYAŞLARINI GÖREN VE RAHMETİYLE SİLENDİ

İMTİHANI VERDİĞİNDE SABRIDA SANA KİM VERDİ

SENİ BİLMEDİĞİ TEK SANİYE SÖYLE

SENİ İSTEMEDİĞİ TEK SANİYE SÖYLE

SENİ TERK ETTİĞİ TEK SANİYE SÖYLE

SENİ İMTİHAN EDERKEN SEVEN

SENİ DÜŞTÜĞÜNDE KALDIRAN

SENİ BİLMEDİĞİNDE ŞAŞIRMAKTAN KURTARAN VE VE SENİ İMANINDA SABİT KILAN

KİMDİ

EKBER OLAN AllahTAN BAŞKASI ASLA DEĞİLDİ ASLA DEĞİLDİ.

İNSANA EŞREFİ MAHLUKUM DİYE YARADILMIŞLIKLA BOY ÖLÇÜŞMEYE KALKMAKTA YARAŞMAZ

KENDİNİ ÜMİDSİZLİK GİRDABINDA KAYBETMEKTE YARAŞMAZ

KUL EKBERİM DEMEZ DİYEMEZ. EŞREFİM DEMEZ DİYEMEZ. EŞREFİ MAHLUKAT OL EMRİDİR… OL EMRİDE AllahINDIR…

O OL EMRİ SECDE ET EMRİ DE İÇERİR VE SECDE EDENE EKBER OLAN SADECE AllahTIR

KENDİNİ KAİNATLA TARTIP DURMA EY EHLİ ZİKİR

VUR KALBİNİ SECDEYE… AllahA EKBER DE.. SEN KİMSİN

AllahA KULLUKTAN DAHA BÜYÜK ŞEREF Mİ VAR

EŞREFLİK KALBİ AllahA EKBER DEDİRTİP AllahA SADECE ONA KALPLE SECDE EDEBİLMEKTİR.

GERİSİ SADECE BAZILARININ KİTAPLARINDA YAZDIĞI MENKIBEDİR HİKAYEDİR.

KULA KULLUK YARAŞIR KULLUĞU TARTMAK DEĞİL

SONSUZ OLANA TARTIYLA DEĞİL YA HAK DENEREK GİDLİR

AllahIM NE BÜYÜKSÜN NE EKBERSİN SENİN KULUN OLMAKLA ŞEREFLENMEK NE BÜYÜK LÜTUF

DİYE KALPLE SECDE ETMEKLE GİDİLİR

BUNU TARTACAK BİR TEZAZİDE NE DÜNYADA NE MAHŞERDE VAR

AllahIN EKBERLİĞİNİ AllahTAN BAŞKASI ASLA TARTAMAZ VE BİLEMZ

SEN ONA EKBER DE GEÇ

BAŞKALARI SONSUZLUĞU EŞREFLİKLERİNDE ARASIN EŞREFLİK SECDEDİR.

BAŞKA YERDE DEĞİL

FAYDASIZ PİŞMANLIKLAR:



Cehennem halkı, cehennemin çılgın alevleri arasında yanıp dururken, dünyada iken, ona itaat etmiş olmalarını candan arzu ederler:

“Eyvah bize! Keşke ALLAH’a itaat etseydik, Peygamber’e itaat etseydik derler.”

(Ahzâb: 66)

Bu bölücülerin ancak cehenneme düştükleri zaman aklı başlarına gelir.

İmamlarına lânet eder, kitap ve tüzüklerine pişman olurlar. Fakat kurtuluş ne mümkün!

Çünkü hidayet dünyada idi.

“Ne olurdu, ben de o Peygamber’in maiyetinde bir yol edineydim.”
urkân
(F: 27)

O yüce Peygamber’e tâbi olup hidayet yolunu takip etseydim, böyle müthiş bir felâketle karşılaşmamış olurdum.

Amma ilâhlarınız size hiçbir fayda vermeyecek.

Ağzınıza bal sürenler sizden kaçıp uzaklaşacaklar.

Cehennemde onlarla itişip kakışacaksınız, fakat hiçbir netice alamayacaksınız.

Müminler cennetlerde safalar içinde yaşarlarken, kâfirler üzerlerine dökülen azapların kıskacı altında kıvranırlarken çoğunlukla

“Keşke müslüman olsaydık!”

demekten kendilerini alamayacaklar.

Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:

“İnkâr edenler zaman zaman temenni edecekler:

Keşke müslüman olaymışlar!”

(Hicr: 2)

Fakat artık teklif zamanı geçmiş, ceza zamanı gelmiş çatmış bulunuyor.

Pişmanlığın fayda vermediği bir zamanda, âhiretin akıllara durgunluk veren azaplarını gördükleri zaman pişmanlık duyacaklar.

Bu temennileri de kendileri için ayrıca bir azap vesilesi olacaktır.

Diğer bir Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:

“Yüzleri ateşte çevrildiği gün ‘Eyvah bize! Keşke ALLAH’a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik!’ derler.”

(Ahzâb: 66)

Elden kaçırdıkları fırsatları düşündükçe hep aynı şeyleri söylerler, hep aynı temennide bulunurlar:

Keşke müslüman olaymışlar!..

Kendilerinden hiç bir mâzeret kabul edilmez, çünkü hiç biri de geçerli değildir.

“O gün zâlimlere özür beyan etmeleri hiç bir fayda sağlamaz.

Lânet onlaradır, en kötü yurt da onlarındır.”

(Mümin: 52)

“O gün ne oradan çıkarılırlar, ne de özürleri dinlenir.” (Câsiye: 35)

Tevbe ve itaat etmek suretiyle Rablerini râzı etmeleri de onlardan istenmez.

Çünkü rızâ aramak dünyaya mahsustur.

Ahirette rızâ aranmaz, aransa da yararı olmaz.

ALLAH-u Teâlâ şöyle buyurur:

“Ey kâfirler! Bugün özür dilemeyin siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz.”

(Tahrim: 7)

Daha önce dünyada iken çok uyarılmışlar, fakat kulak asmamışlardı.

Orada mazeretlerin kabul edilmeyeceği kendilerine bildiriliyordu, fakat hiç oralı olmamışlardı.

Şimdi burada sadece günahlarının cezalarını çekiyorlar. Başka bir ceza ile cezalandırılmıyorlar ki itirazları kabul edilsin.

Pişmanlığın fayda vermediği bir yerde, yine de pişmanlıklar ve hasretler içinde kendilerini kınamaya devam ederler:

“Eğer biz kulak vermiş olsaydık veya düşünüp anlasaydık, şu çılgın alevli cehennemliklerin arasında bulunmazdık!” (Mülk: 10)

İşitmişlerse de kabul etmek için işitmemiş olduklarından dolayı

“Kulak vermiş olsaydık!”

diyorlar.

Çünkü işittiler, düşündüler; fakat tasdik etmedikleri için hiç işitmemiş ve düşünmemiş gibi oldular.

İlâhi bir lütuf olan aklını, vicdanını suistimal ederek Hakk’tan ayrılan, Hakk’ı ve hakikatı kabul etmeyen, bâtıl peşinde koşup duran kimseler, ceza günü geldiğinde işte böyle pişmanlıklara mübtelâ olacaklar.

“Ve böylece günahlarını itiraf ederler.”

(Mülk: 11)

“Çılgınca yanan ateş halkı (ALLAH’ın rahmetinden) uzak olsun!”

(Mülk: 11)