21 Nisan 2010 Çarşamba

KUTLU DOĞUM HAFTAMIZ MÜBAREK OLSUN





Sensizliğidir bu hüzün,
Sensizliğedir bu ağlamalar.
Nerdesin Efendim Nerdesin.çatlamış,
çoraklaşmış yüreklerimize su serp,yeşert Efendim..
Ümmetin sana muhtaç,Ümmetin Sana hasret,Ümmetin yolınu gözler,gel Efendim. Allahumme salli ala seyyidina muhammedin ve ala ali ve nebiyyina muhammed



Nisan, bir başkadır gözümde.
Nisan seni hatırlattığından olsa gerek farklılaştı özümde.
Seni anar oldu yürekler, seni anlar oldu gönüller…
Gayretle donandı anmalar, anlamalar…
Baharı, yeşili, tabiatı anarken nisanlarda gönlüm seni anmada.
Ben dirilişi düşlerim, ben bilinci düşlerim gönüllerde…
Senle gelen dirilişi, senle gelen muştuyu…
Yağmur yağmur sevinç gözyaşlarıyla avunurken ben, hasretinden inci döker gözlerim.
Sen, nisansın; Sen nisan yağmurusun özüme hayat veren.
Nisanı neden bir başka severim diye düşünürken Sen, rengini nisana veren…
Sebep Sen, Sen sebepsin bilirim.
Ve nisanı Sen doğduğun için severim.
Diriliş doğduğu için.
Bilinç arttığı için.
Baharıma dört mevsim düştü de gafil miyim bilmedim: Sen, diriliş, bilinç ve bahar…
Anladım ki iklimin atlas bir iklim…
İklimin rahmetin dört atlısı ki, rahmet deryası…
Nisan… Yürek iklimine sünnet eken ay…
Nisan… Gönüller dirilten, başlangıçları güzelleştiren ay…
Nisan yani Seni anlatan, Seni anan, Seni tanıtan, Seni yücelten, Seni gönüllere yandıran, Senle yattığımız Senle kalktığımız ay…
Seni hatırlatan, seni gözleyenlere neşe veren, sevginin ve muhabbetinin ayyuka çıktığı ay…
Bir milat, bir miad ayı…
Sen ey nisan!
11 ayı güllerle örten güller ayı…
Kokusu sana sindiğindendir o elçinin; bir güzel olmuşsun gözlerde/gözümde…
Gülle arkadaşlık edenin gül kokması şaşılacak şey midir?
Ve güller içinde en güzelini/gül-i Muhammediyi dünyaya getiren, sahiplenen…
Bir gül ki Sultan-ı Gülistandır, bir gül ki inciler içinde Dürr-i Yektadır…
Düşlere hasret hasret palazlanan, gözlere inci inci süs veren, mazlumların sevinci, özlemlerin nehir nehir coşkuya dönüştüğü bir zaman diliminin ‘gel artık, yetimliğimize bir nazar ey efendim’ dediği bir haberci… bir elçi…
Nuruyla tarihe iz bırakan, izini sürdürmemiz için sünnetini gönüllere emanet eden, en Emin!..
Rahmeti, şefkati, merhameti buhranımıza burhan, asrımıza derman olan…
Hayatı, varlığıyla ihya eden; mana katan, anlamlı yapan ve muhabbet odaklı bir girdaba, imanla bizi sokan…
Nursun, rahmetsin, habibullahsın ey gönüller tacı, Sultanlar Sultanı Efendim…
Sen, yani Nisan, yani rahmet yağmuru, özüme hayat veren.
Nisanı, neden severim diye hep düşünürdüm.
Meğer nisanı değil Seni sevmişim; Sana vurulmuş; Sana hasret, Sana özlem beslemişim efendim…
Öyleyse…
Aşkla, yüreğimin ta derinliğinden tüm varlığımla, canımla, ruhumla bisikletli Diyarbakırlı genç misali bağırıyorum. Nisandan tüm aylara, Sana inananlara…
Haydi “Çeek bir salavat!..”


Mehmet Ali Gönül
http://ravzagul.com

2 yorum:

  1. ve Aleyküselam,canım arkadaşım güzel dileklerin için sağol,.çok şükür düğünümüzü yaptık darısı bekarlara amin paylaşımın harika RABBİM,şefatını nasip etsin peygamberimiz(SAV)in..sevgiler A.E.O

    YanıtlaSil
  2. Amin Allah razı olsun, çok güzel bir paylaşım sağlıcakla kalın. Hayırlı Cumalar şimdiden..

    YanıtlaSil