BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM.
Esselatü vesselamü aleyke ya
RASULALLAH
Esselatü vesselamü aleyke ya HABİBALLAH
Esselatü vesselamü
aleyke ya Seyyidel evveline vel'ahirin,Veselamün alel mürselin.

Rahman'ın
günahkar,aciz,gafil,gözü yaşlı kulundan mektup.

Usame
seferden döndü,zafer müjdesiyle kavuşacaktı sana. Abi bin Ebu Talib'in dizine
başını dayamıştın. Ölüm bile sana o kadar yakışmıştı ki, VUSLAT seninle güzel
oldu. Kusva gözyaşlarıyla inlemekteydi. Hz. Ebu Bekir(ra.)geldi seni öptü öptü
öptü....

Sana
mektup yazmak ha!..Sana seslenebilmek, Sana hasret çekemeden, Sana layıkıyla
ümmet olamadan Günahlarımla seni üzerek,Yaratılan her zerrenin senin aşkınla
yandığını idrak edemeden,utanmadan sıkılmadan sana mektup yazmak ha!...
Affet
YA RASULLALLAH(sav). Affet sultanım. Cüretimi bağışla.
Bir gün seni
özlemiş,sana olan hasretiyle yanmış tutuşmuş bir güzel kul tanıdım,yemek ikram
etmişlerdi ona.Rabbim'in nimetlerine hamdederek başladı.Yüzündeki o parlaklık ne
güzeldi.
Ama gözlerinin altındaki kızarıklık,alnındaki kıvrımlar, sakalındaki
bembeyaz kıllar,şakaklarına yağan karlar bir şeyler haykırıyordu YA
RASULLALLAH.

Ümmetinden
bir kul,Rahmanın güzel bir kulu.Gülüyordu çehresi, Nur saçıyordu. Yemek yiyorduk
hep beraber,çok lezzetliydi.Dudaklarında daima bir kıpırdanma vardı, yemek
yerken zorlanıyor zor yutkunuyordu,dertli kul.Yüzüne her bakışımda gözlerinin
daima artan ışıltısı dikkatimi çekti.Ve birden ak düşmüş sakallarına doğru iki
damla gözyaşnı yolculuğa çıkardı.Ağlıyordu ihtiyar amca, gözyaşlarını saklama
ihtiyacı hissediyordu.Ama gözleri coşmuştu bir kere, yemeği bırakıp yanına
oturdum. Amca dedim:
-Rahatsız mısınız? Birşeyiniz mi var?
-Hayır evladım
iyiyim sağol!dedi.
-Peki amca, niye ağlıyorsun?dedim.
-Peygamberimiz
(sav)aklıma geldi birden. Onu düşündüm ve ağlayıverdim kusura bakma.

Gözünün
yaşını sildi,Elhamdülillah dedikten sonra çekildi sofradan. Kenarda bucakta bir
yere oturdu, elinin tersiyle gözlerini siliyor ve cebindeki mendilini arıyordu.
Ben de kalktım sofradan yeni demlenmiş çaydan getirdim ihtiyar amcama.Çayı
karıştırırken elleri titriyor ve dudakları büzülüyordu.Mendiliyle tekrar sildi
gözlerini.Çayını içti ve Rabbim'in selamı ile müsaade isteyerek ayrıldı
yanımızdan.
Düşünce idrakini yitirmiş bir hal içinde düşünüyordum. Adamcağız
yemek yerken seni anıyor ve ağlıyordu YA RASULLALLAH(sav). Sana yakın olmanın
verdiği coşkuydu gözyaşları.

Senin
ümmetinden bir kul.Nasıl oluyorda seni görmeden, kokunu almadan,mübarek ellerini
öpmeden sanki yanıbaşındaymışın gibi seninle yaşıyor. Ben de
anlamalıydım,çözmeliydim bu sırrı....
Seni YA RASULLALLAH(sav) evet seni
tanımam,bilmem gerekiyordu. Ashab!ı Kiram efendilerimizin hayatından başladım
işe. Onların hayatlarını okuyarak sana ulaşmalıydım YA RASULLALLAH (sav),
okudum. Ebu Bekir Sıddık ,Ali bin Ebu Talip,Hz. Ömer Hz. Osman,Hz. Talha,Hz.
Bilal,Sad bin Ebi Vakkas,Hz. Hamza,Abdullah bin Revaha,Ebu Hureyre,Muaz bin
Cebel...
Hepsini okudum YA RASULLALLAH(sav).
Şimdi seni okuyorum. Halık'ı
zül celal Rabbim'in sevgilisi,biricik kulu.Senin nurunun hürmetine varolan ben
seni arıyorum Ya RASULLALLAH(sav). Ömrümün sonuna kadar her nerede ve ne zaman
olursa olsun seni hakkıyla tanıyamayacağımı biliyorum.Ben senin deven Kusva'ya
aşık oldum efendim.Dayandığın hurma kütüğünün yerinde olabilmek için bin canım
olsun feda ederdim.Yeter ki inleyeyim,sen beni okşarsın susarım. Yanımdan
ayrılırsan tekrar inlerim YA RASULLALLAH(sav).

Ebu
Hureyre(ra) sıcak bir günün öyle vaktinde evinden çıkıp mescide gelmişti. Sende
oradaydın YA RASULLALLAH(sav) Açlıktan evinde duramayıp mescidine sana
koşmuşlardı. Sen de aç idin. Günlerdir bir şey yememiş açlıktan zayıf
düşmüştünüz. Hendek günü karnına iki taş bağlayan da sendin YA RASULLALLAH(sav).
Bir deri parçasını temizleyip kızarttıktan sonra açlığını dindiren Sad bin Ebi
Vakkas (ra) değilmiydi EFENDİM.Bir hurma tanesini annesine saklayan Ebu Hureyre
değil miydi?Bir avuç arpa ekmeğiyle yetinen HABİBULLAH sendin
efendim..

Ya ben
midemin doluluğunun sarhoşluğuyla seni unutan ben değil miyim. Abdullah bin
Revaha (ra) gibi elimdeki kemik parçasını fırlatıp ''ben hala bu dünyada yaşıyor
muyum?''diyebilirmiyim?Senin ölümünle Hz.Bilal(ra) susmuştu.Bir daha ezan
okumayacaktı.Kızgın çölde kayaların altında inlerken EHAD,EHAD diyerek senin
nurunu görmüyor muydu YA RASULLALLAH(sav).

Sana nasıl
kavuşacağız bilemiyorum.Günahlarımın derdiyle,hasretinin yangınıyla,Aşkının
ateşiyle,sana ümmet olmanın sevinciyle arz ediyorum halimi. Sana gelmek var
ölmeden önce, Şehrinde narına yanıp kül olmak var.Sana geldikten sonra bir daha
dönmemek olsa (inşallah) yanında kalsam,ayak bastığın yerlere gömülsem. Kıyamete
kadar yanında olsam.Toprağın altında dahi alırım kokunu YA
RASULLALLAH(sav).

VE
ÖLÜM...
Nikah saati :RABBİME ve SANA yolculuk.Tahta arabanın içinde
keyifli seyahat....
Ölmeyi bilene kutlu olsun. EY DÜNYA!...
Anlat şimdi
ayrılık acısını,Peygamber sana veda ederken çektiğin acıyı anlat.Bağır, durma,
Haykır: VAĞLEMU ENNE FİKUM RASULLALLAH de...
O'nun vefat ettiği gün.Söyle ey
dünya ne haldeydin.Her zerre O'nun ölümüyle yok olmak isterken sen nasıl
raksettin.Yine sabahları güneşi davettin.Karanlığı nasıl
kovdun.Söyleeeee...

Her gün
raksedip dönmektesin değil mi ey dünya. Kainatta yalnız sen ONA kucak açtın,bu
mutluluk senin değil mi. Güneş bile kıskanır seni ALLAH'ın Habibi yaşadı
üzerinde. Ne kadar bahtiyardın o devirde varlığının şükrünü eda ediyordun.
Denizlerin bir ayrı güzeldi O varken. Suların daha bir tatlıydı. Ağaçlar,dağlar
,ovalar,bitkiler, kuşlar ve sen ey dünya ne kadar mutluydunuz.
Ama o
gün:RABBİM (c.c.) çağırıyordu Habib'ini.
Rabbim'in emriyle Cebrail yanına
geldi YA RASULLALLAH(sav),Azrail (a.s.) kapıda senden izin bekliyordu. Kisra nın
sarayını aydınlatan nurunla gelecektin.
Sessizlik acımasız ve dert
yüklüydü,
Aniden peygamberin dudakları kıpırdadı,
YÜCE DOSTA ,REFİK'İ
ALA'YA
PEYGAMBER vefat etti.

Usame
seferden döndü,zafer müjdesiyle kavuşacaktı sana. Abi bin Ebu Talib'in dizine
başını dayamıştın. Ölüm bile sana o kadar yakışmıştı ki, VUSLAT seninle güzel
oldu. Kusva gözyaşlarıyla inlemekteydi. Hz. Ebu Bekir(ra.)geldi seni öptü öptü
öptü....
Yokluğun acısıyla yanan gönüller, kardeşlerin, Seni çok özlediler Ya
Rasullallah(sav)
Ben de özledim seni....